Serebral Palsi’li Her Çocuk İçin Yapılabilecek Bir Şeyler Vardır.

SP’li çocukların bağımsızlaşması, kendine yetebilir hale gelmesi ve okul eğitimi alması, ileride iş güç sahibi olabilmesi için kritik öneme sahiptir.

SP’li çocuklarda ortaya çıkabilecek, kalça çıkığı, skolyoz, eklemlerde kontraktürler, düztabanlık gibi pek çok ortopedik problem önlenebilir, bunun için hastanın tercihan çocuk ortopedisi konusunda deneyimli bir hekim tarafından yakın takibi gerekir.

Ortopedik cerrahi gereken hastalarda, mümkün ise tüm problemlerin tek seansta düzeltilmesi hasta ve ailesi için en iyi seçenektir. Böylece tüm riskler asgariye indirilmektedir. Ailenin maddi manevi kayıpları azaltılmakta, işten güçten kalması önlenmekte, okula giden çocukların eğitimi aksamamakta, çocuğun psikolojik travması küçülmekte, en önemlisi fizyoterapi ve rehabilitasyon süreci birden fazla kesintiye uğramamaktadır.

Fizyoterapi, egzersiz ve rehabilitasyon, cihazlama çalışmaları 7/24 olarak planlanmalı ve hayata geçirilmelidir.

Serebral Palsi’li çocuklarla ilgili tüm  branşların katılımı ile tedavi sürdürülmelidir. Fizik tedavi, gelişim nörolojisi ve çocuk doktorlarının yanı sıra, fizyoterapistler, psikologlar, konuşma terapistleri, cihaz teknisyenleri gibi farklı disiplinlerin katkıları gereklidir.

Serebral Palsi’li çocukların büyük çoğunluğuna çocukluk çağı boyunca bir veya birden fazla ortopedik cerrahi işlem gerekmektedir.

Serebral Palsi;

Tedavinin en önemli hedeflerinden birisi dik duruşun sağlanmasıdır.

Özellikle son yıllarda insanların yoğun olarak kullandığı sosyal medyalarda yapılan paylaşımlarda, hasta ailelerinin bilgiye ulaşmada çok fazla sorun yaşadıklarını tespit etmem bu kitabı yazmamın toplumsal bir hizmet olacağına karar vermemde etkili oldu.

40 yıla yaklaşan hekimlik hayatımın 24 yılını kesintisiz kamu hastanelerinde geçirmiş bir kişi olarak hasta ve hasta yakınlarının hekime ulaşmaktaki zorluklarını ve yetersizliklerini uzun yıllar boyunca gözlemledim ve bu sorunları azaltmak için yoğun mücadeleler verdim.  Uzman olduktan sonra halen devam etmekte olduğum özel hekimlik çalışmamda ise kesintisiz 38 yılı doldurdum. Bu süreçte her hastaya gerektiği kadar zaman ayırdığım için özel hastalarım her açıdan yeterince bilgilendiler ve tedaviyi sürdürürken en üst düzeyde yararlanma imkanı buldular. Fakat ülkemiz şartlarında bu düzeyde kaliteli hizmet alma imkanlarının oldukça sınırlı olduğunu biliyoruz. İşte bu hizmete ulaşamayanlara da faydalı olmak amacı ile bu kitabı yazmayı ve toplumsal sorumluluğumu yerine getirmek istedim.

PROF.DR.GAZİ ZORER